top of page

EVRAK HİKAYESİ

  • Yazarın fotoğrafı: mircienise
    mircienise
  • 2 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Bir evrak bazen sadece evrak degildir.


Bazen bir yatirimin gecikmesidir.

Bazen bozulan bir planlamadir.

Bazen de kimsenin sahiplenmedigi bir surecin sessizce uzamasidir.


Enerji projelerinde en sik duyulan cumlelerden biri su:

“Bu bizim birim bakmiyor.”


Bu cumle ilk bakista siradan gibi gorunebilir. Ama aslinda sektorun en temel sorunlarindan birine isaret eder. Cunku burada mesele sadece bir evragin yanlis masaya gitmesi degildir. Mesele, surecin kim tarafindan, hangi bilgiyle ve nasil sahiplenileceginin net olmamasidir.


Senaryoyu hepimiz biliyoruz.

Bir basvuru yapiliyor.

Dosya teslim ediliyor.

Birime yonlendiriliyor.

Oradan baska birime.

Sonra bir baska masaya.

Ardindan o tanidik cumle geliyor:

“Biz de net bilmiyoruz, bir arastiralim.”


Iste tam burada sorun teknik olmaktan cikiyor, kurumsal hale geliyor.


Cunku enerji yatirimlari zamanla yarisan sureclerdir. Sahada her gunun bir karsiligi vardir. Finansman beklemez. Takvim beklemez. Ekip planlamasi beklemez. Bir evragin kurumlar ya da birimler arasinda gunlerce dolasmasi sadece operasyonel bir aksama degildir. Dogrudan yatirimi yavaslatan, maliyeti etkileyen ve guveni asindiran bir problemdir.


Bunu daha somut dusunelim.


Bir yatirimci aylar oncesinden projesini planliyor.

Butcesini ayiriyor.

Teknik ekibini kuruyor.

Uygulama takvimini netlestiriyor.

Sahaya inmek istiyor ama surec masa basinda kilitleniyor.


Neden?


Cunku evrak eksik oldugu icin degil.

Cogu zaman kimsenin surecin tamamini net bilmemesi yuzunden.


Ve iste burada cok kritik bir gercekle karsilasiyoruz:

Enerji donusumu sadece teknoloji meselesi degil.

Ayni zamanda kurumsal kapasite meselesi.


Bugun bircok projede asil yavaslik sebebi teknik yetersizlik degil; bilgi daginikligi, sorumluluk belirsizligi ve surec sahiplenme eksikligi. Yani bazen projeyi geciktiren sey teknolojiye ulasamamak degil, dogru masaya ilk seferde ulasamamaktir.


Bu yuzden cozum de sadece yeni sistem kurmak ya da yeni teknoloji almak degil.

Asil cozum;

kurum icinde sureci netlestirmek,

gorev alanlarini belirginlestirmek,

bilgi birikimini artirmak

ve basvuru anindan itibaren sureci sahiplenen bir yapi kurmaktir.


Cunku iyi isleyen kurumlarin en buyuk gucu sadece bilgi sahibi olmak degil, o bilgiyi dogru yerde ve dogru zamanda kullanabilmektir.


Yerel yonetimlerde, kamu kurumlarinda ve ozel sektorde enerji projelerine dair kurumsal bilgi arttikca sadece surecler hizlanmaz. Ayni zamanda yatirimcinin guveni artar, planlama daha saglikli ilerler ve sektorun toplam verimliligi yukselir.


Kisacasi su gercegi kabul etmek gerekiyor:

Bir evrakin dolasmasi bazen sadece bir evrakin dolasmasi degildir.

Bu, bir sistemin nerede tikandigini gosteren en gorunur isarettir.


Bundan sonra dikkat edilmesi gereken nokta cok net:

Surecler kisilere bagli degil, sisteme bagli ilerlemeli.

“Dogru kisiye denk gelirsek cozulur” mantigi yerine,

“dogru sistem kuruldugu icin zaten cozulur” anlayisi insa edilmeli.


Cunku enerji gibi hiz, koordinasyon ve zamanlama isteyen bir alanda bilgi eksikligi artik kucuk bir detay degil;

dogrudan yatirim kaybi, zaman kaybi ve guven kaybidir.


Belki de artik sormamiz gereken soru su:

Projeleri gercekten mevzuat mi yavaslatiyor, yoksa sureci kimsenin uctan uca sahiplenmemesi mi?


Siz bu konuda ne dusunuyorsunuz?

Kurumlar arasi ya da birimler arasi sureclerde en sik karsilastiginiz tikaniklik ne?

Yorumlarda paylasin. Cunku bazen sektorun asil problemi sahada tekrar eden ayni cumlelerde saklidir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page